DENİZ MEKÂNSAL PLANLAMA SÜRECİNE ETKİ EDEN HUSUSLAR

DİĞER SÜREÇLERLE UYUMLULUK

  • Bütünleşik Kıyı Alanları Planlaması

Türkiye’de bütünleşik kıyı alanları planları, kara alanında denizden itibaren 3 km’ye kadar, deniz alanında ise 1-2 deniz mili mesafeye kadar düzenlenmektedir. Aynı zamanda, bütünleşik kıyı alanları planlamasının uygulanacağı alanların ötesinde, planlamanın etkilerinin değerlendirildiği etkileşim alanları bulunmaktadır. Bu alanlar kara tarafında 10 km, deniz tarafında ise 1-2 deniz mili mesafeyi kapsamaktadır. Bu çerçevede, kara-deniz etkileşimi göz önünde bulundurularak, Türkiye kıyı şeridinin önemli bir bölümüne yönelik bütünleşik kıyı alanları planları, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği ve ilgili mevzuat doğrultusunda hazırlanmıştır.

Bütünleşik kıyı alanları planlarının başlıca amaçları, kıyı veri envanterinin oluşturulması, kara ve su ekosistemlerinin çevresel sürdürülebilirliğinin sağlanması, arazi kullanım planları için stratejik bir çerçeve oluşturulması, kıyı yatırımlarıyla ilgili karar alma süreçlerinin iyileştirilmesi ve hızlandırılması ile kıyı yönetim modeli ve izleme sisteminin kurulmasıdır.

DMP’nin bütünleşik kıyı alanı yönetimi planları ile uyumlu olması gerekmektedir.

  • Stratejik Çevresel Değerlendirme

Stratejik Çevresel Değerlendirme süreci, üst düzeyde çevrenin korunmasını sağlamak, plan ve programların hazırlanması ve onayı/kabulü aşamasına sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda çevresel faktörlerin entegre edilmesine katkıda bulunmak üzere uygulanan bir değerlendirme sürecidir.

Türkiye’de, tüm bütünleşik kıyı alanları planlarının hazırlık aşamasında Stratejik Çevresel Değerlendirme Yönetmeliği kapsamında stratejik çevresel değerlendirme uygulanmaktadır. Bu yönetmelik ile çevre kirliliğinin oluşmadan önlenmesi ve sürdürülebilir bir gelecek için “çevreye duyarlı kalkınma” yaklaşımının benimsenmesi hedeflenmektedir.

DMP süreçlerinde stratejik çevresel değerlendirmenin dikkate alınması gerekmektedir.

  • Çevresel Etki Değerlendirmesi

Türkiye’de, ekonomik ve sosyal gelişmelere müdahale etmeksizin çevresel varlıkların ekonomik politikalara karşı korunmasını sağlamak, planlanan faaliyetlerin yol açabileceği olumsuz çevresel etkileri önceden belirlemek ve gerekli önlemleri almak amacıyla çevresel etki değerlendirmesi süreci uygulanmaktadır. Türkiye’de çevresel etki değerlendirmesi, çevresel varlıkların korunması ve sosyal etkilerin değerlendirilmesi amacıyla halihazırda bütünleşik kıyı alanları planlarında gerçekleştirilmekte olup DMP sürecinde de uygulanmasının faydalı olacağı görülmektedir. Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği çerçevesinde, 1993-2023 yılları arasında toplam 86.306 adet çevresel etki değerlendirmesi gerçekleştirilmiştir.

DMP, çevresel etki değerlendirmesi faaliyetlerine aykırı olmamalıdır.