Ulusal Deniz Mekânsal Planlama Otoritesi ve İlgili Diğer Kurumlar

T.C. Cumhurbaşkanlığı

T.C. Cumhurbaşkanlığı, Türkiye’de deniz mekânsal planlamasının (DMP) ilan edilmesi ve uygulanmasından sorumlu yegâne yetkili makamdır. En üst yürütme makamı olarak Cumhurbaşkanlığı, ulusal çıkarlar, ekonomik öncelikler ve çevresel sürdürülebilirlik ile uyumu sağlayarak DMP politikalarını geliştirmek, onaylamak ve denetlemek için münhasır yetkiye sahiptir. Cumhurbaşkanlığı, ilgili bakanlık, kurum ve paydaşları deniz güvenliği, kaynak yönetimi ve uluslararası yükümlülükleri entegre eden kapsamlı ve yasal olarak bağlayıcı bir DMP çerçevesi oluşturmak için koordine eder. Türkiye’deki tüm DMP girişimleri Cumhurbaşkanlığı tarafından resmi olarak düzenlenir ve yürütülür.

Mekânsal planlar oluşturulurken ve geliştirilirken, DMP ile ilgili belirli konularda yetkili bakanlıklarla iş birliği yapmak gerekir. Bu bakanlıklardan bazıları ve iş birliği sağlama yöntemleri aşağıda örneklendirilmiştir.

 

T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, deniz ve iç sular ulaştırması faaliyetlerinin ticari, ekonomik, sosyal ihtiyaçlara ve teknik gelişmelere bağlı olarak ekonomik, seri, elverişli, güvenli, kaliteli, çevreye olumsuz etkilerini önleyecek ve kamu yararını gözetecek tarzda serbest, adil ve sürdürülebilir bir rekabet ortamında yapılmasını ve bu faaliyetlerin diğer ulaştırma türleriyle birlikte ve birbirlerini tamamlayıcı olarak hizmet vermesini sağlamakla yetkilidir.

Bakanlık tarafından DMP sürecinde Türk deniz yetki alanlarında ve kıyı bölgelerinde kurulması planlanan tesislerin değerlendirilmesi sürecine görüş verilir. Bu kapsamda, deniz alanlarında kurulması planlanan tesislerin, ulusal ve uluslararası deniz trafiğine uzaklığı, yakınındaki tesisler ve kıyı yapıları (liman, iskele, dalgakıran, otel vb.) gibi seyir güvenliğini ve deniz trafiğini etkileyen ölçütler çerçevesinde değerlendirilerek, seyir emniyetine veya denizde can ve mal güvenliğine olumsuz etkisi olmadığı tespit edilen tesislere onay verilmektedir.

Ayrıca, söz konusu onayın verilmesine ilişkin koşullardan bir diğeri de tesis sahibinin/işletmecisinin gelecekte deniz trafiğinde değişiklik olması ve onaylanan tesisin seyrüseferi engellemesi halinde, herhangi bir itirazda bulunmaksızın tesisi uygun bir yere taşıyacağına dair taahhütte bulunması gerekmektedir.

T.C. Dışişleri Bakanlığı aşağıdaki konularda yetkilidir:

  1. Uluslararası hukuk çerçevesinde milli egemenliği ilgilendiren denizcilik konularında gerekli faaliyetleri koordine etmek ve
  2. Montrö Sözleşmesinin takibi dahil, Türk Boğazları ve Karadeniz ile ilgili seyrüsefer uygulamalarını ilgili kurum ve kuruluşlarla iş birliği yapmak suretiyle yürütmek.

T.C. Millî Savunma Bakanlığı aşağıdaki konularda yetkilidir:

  1. Silahlı Kuvvetlerin Cumhurbaşkanınca kararlaştırılacak savunma politikası çerçevesinde, Genelkurmay Başkanlığı tarafından tespit olunan ve Milli Savunma Bakanı tarafından onaylanan ilke, öncelik ve ana programlarına göre Türkiye Cumhuriyeti sınırları dâhilinde gerçekleştirilecek insani amaçlı mayın ve/veya patlamamış mühimmat temizliğine yönelik faaliyetlerin yürütülmesi,
  2. Silahlı Kuvvetlerin Cumhurbaşkanınca kararlaştırılacak savunma politikası çerçevesinde, Genelkurmay Başkanlığı tarafından tespit olunan ve Milli Savunma Bakanı tarafından onaylanan ilke, öncelik ve ana programlarına göre Askeri fabrikalar ve tersaneler dahil harp sanayii hizmetlerinin yürütülmesi ve
  3. 24/2/2000 tarihli ve 4536 sayılı Denizlerde ve Yurt Yüzeyinde Görülen Patlayıcı Madde ve Şüpheli Cisimlere Uygulanacak Esaslara İlişkin Kanun kapsamındaki faaliyetlerin yürütülmesi.

T.C. Millî Savunma Bakanlığı bağlı birliklerinin konuşlandığı bölgelerdeki mevcut askeri güvenlik bölgelerinin koordinatları ile Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıkları tarafından icra edilen faaliyetlerin tatbik edildiği eğitim sahalarının koordinatlarını temin edebilir.

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarihi ve kültürel varlıkların korunması konusunda yetkilidir. Bakanlık Türkiye’nin deniz altı kültürel mirasını koruma ve yönetme stratejileri ile deniz altındaki batıklar ve diğer korunması gereken kültür varlıklarının korunmasına yönelik bu alanlardaki dalış ve enerji projelerine uygulanan kısıtlamaların analizi konularında DMP sürecine katkıda bulunabilir. Bunun dışında, Bakanlığın doğal resifleri koruma yetkisi bulunmaktadır.

Ayrıca 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu çerçevesinde, deniz altı kültürel mirası alanlarının korunması ve bu alanlara zarar verebilecek faaliyetlerin önlenmesine yönelik hukuki düzenlemeler de DMP süreçlerinde katkı sunabilir. Bakanlığın tarafından balıkçılık ve enerji projeleri gibi denizle ilgili diğer sektörlerin faaliyetleriyle çakışma durumlarının önlenmesi için iş birliği yapılması ve dalışa yasaklı bölgelerin belirlenmesi gibi somut uygulamaların hayata geçirilmesi konularında DMP sürecine katkıda bulunacak yetkilerinin olduğu değerlendirilmektedir. Bunun yanında deniz turizmi ve DMP’nin ekonomik boyutlarının da değerlendirilmesi; DMP ile turizm potansiyeli ve sürdürülebilir koruma politikalarının nasıl entegre edileceği üzerine çalışılması DMP süreçlerinde önem arz etmektedir.

Sahil Güvenlik Komutanlığı, kara ile denizin birleşim noktasından itibaren tüm deniz alanları ve bu alanlar içerisinde bulunan liman tesisleri ve bunlara hizmet veren diğer tesisler, marina, balıkçı barınağı, çekek yeri, dalyan, iskele, rıhtım ve benzeri kıyı tesisleri ile demir yerleri dâhil olmak üzere Türkiye Cumhuriyeti’nin bütün sahillerinde, iç suları olan Marmara Denizi ile İstanbul ve Çanakkale Boğazlarında, Van Gölü’nde, liman ve körfezlerinde, kara sularında, akarsuların denize döküldüğü yerden itibaren sahil güvenlik gemi ve botlarının girebileceği veya ulaşabildiği akarsu içlerinde, MEB’inde, ulusal ve uluslararası hukuk kuralları uyarınca egemenlik ve denetimi altında bulunan deniz alanları ile hükümranlık haklarının korunmasına ilişkin görevler kapsamında uluslararası sularda ve uluslararası sözleşmeler çerçevesinde Uluslararası Denizcilik Örgütü’ne deklare edilen Türk Arama Kurtarma Bölgesi içerisinde kalan kara suları ile uluslararası sularda görevli ve sorumludur.

T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı aşağıdaki konularda yetkilidir:

  1. Tabiatın korunmasına yönelik politikalar geliştirilmesi amacıyla çalışmalar yapmak, korunan alanların tespiti, milli parklar, tabiat parkları, tabiat anıtları, tabiatı koruma alanları, sulak alanlar ve biyolojik çeşitlilik ile av ve yaban hayatının korunması, yönetimi, geliştirilmesi, işletilmesi ve işlettirilmesini sağlamak,
  2. Deniz ve iç sularda geleneksel kıyı balıkçılığının av, avcılık ve sosyo-ekonomik verilerinin güncellenerek kayıt altına alınması ve
  3. Sürdürülebilir yönetiminin sağlanması amacıyla balıkçı gemisi sahiplerine 2021 ve 2022 yıllarında yapılacak desteklemeye ilişkin iş ve işlemlerle ilgili usul ve esasları amacıyla düzenlenen Geleneksel Kıyı Balıkçılığının Kayıt Altına Alınması ve Desteklenmesi Tebliği’ni yürütmek.

T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın DMP’ye ilişkin su ürünleri yetiştiriciliği ve balıkçılık sektörünün sürdürülebilir gelişimine yönelik kapsamlı bir analiz sunmasının yararlı olacağı değerlendirilmektedir. Böylelikle denizlerdeki canlı kaynakların korunması ve sürdürülebilir kullanımına yönelik mevcut durum değerlendirilmiş ve gelecekteki hedefler belirlenmiş olacaktır.

Bakanlık, Karadeniz, Akdeniz ve Ege Denizi’nde sürdürülebilir üretim alanlarının belirlenmesi için çalışmalar yürütmektedir. Türkiye su ürünleri yetiştiriciliğinde dünya çapında önemli bir konuma sahiptir. Türkiye, 2023 itibarıyla 556 bin ton üretim kapasitesine ulaşmıştır ve bu alandaki liderliği sürdürmek için sürdürülebilirlik ilkelerine uygun politikalar izlemektedir. Yeni potansiyel su ürünleri yetiştiricilik alanlarının belirlenmesi, 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu’na uygun şekilde yürütülmekte; ancak bazı alanlarda diğer kurumlarla çatışmaların yaşanmakta, bu durumun DMP ile çözüme kavuşturulması gerekmektedir.

T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı devletin genel enerji ve petrol politikası dahilinde yurt içinde ve gerektiğinde yurt dışında arama, üretim, taşıma depolama ve rafinaj gibi tüm petrol ameliyelerini yapmak, deniz alanlarında arama, üretim, taşıma ve depolama faaliyetlerinin gerektirdiği sismik, sondaj, kuyu tamamlama, workover ve diğer her türlü servis hizmeti faaliyetlerini yapmak veya yaptırmak, gemi ve liman işletmeciliği yapmak veya yatırmak, gemi ve liman işletmeciliğinin gerektirdiği her türlü tesisi, müştemilatını inşa etmek/ettirmek, kurmak/kurdurmak ve işletmek/işlettirmek konularında yetkilidir. 

Türkiye’nin tüm deniz alanları hidrokarbon açısından potansiyel teşkil etmektedir. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) Akdeniz, Ege Denizi, Saros Körfezi ve Marmara Denizi’ni mevcut ve gelecekteki ruhsat alanları kapsamında sismik araştırma ve sondaj faaliyetleri için kilit bölgeler olarak belirlemiştir.

Birden fazla enerji kaynağı olması halinde ve farklı bakanlıkların faaliyetleri ile T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın faaliyetlerinin çakışması durumlarında Türkiye’nin stratejik öncelikleri kapsamında nihai kararın ilgili bakanlık, kurum ve kuruluşların ortak kararı ile belirlenmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.

12 Mayıs 2010 tarihinde Ankara’da imzalanan ve 15/07/2010 tarihli ve 6007 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunan Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Rusya Federasyonu Hükümeti Arasında Türkiye Cumhuriyeti’nde Akkuyu Sahası’nda Bir Nükleer Güç Santralinin Tesisine ve İşletimine Dair İşbirliğine İlişkin Anlaşma kapsamında uygulanmakta olan Akkuyu Nükleer Projesinde, nükleer santral sahasının kıyı sınırından itibaren 400 metrelik mesafenin Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde “Özel Güvenlik Bölgesi” olarak ilan edildiği ifade edilmiştir. İleride yapılması öngörülen anlaşmalarda aksi belirtilmedikçe diğer Nükleer Santral Projeleri için de anlaşma imzalanarak projelerin uygulamaya geçmesi durumunda aynı işlemin tesis edileceği öngörülmektedir.

T.C. Ticaret Bakanlığı’nın DMP süreçlerine katkı anlamında uluslararası liman gümrükleri ve serbest bölgelerin bildirilmesi önemli görülmektedir. 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu ve meri mevzuat kapsamında Cumhurbaşkanlığı Kararı ile ilan edilen planlı yatırım alanları olan serbest bölgelerden bazıları deniz alanı içermektedir.

T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı aşağıdaki konularda yetkilidir:

  1. Bütünleşik kıyı alanları yönetimi ve planlaması çalışmaları, kıyı alanlarının düzenlenmesine dair iş ve işlemler ile bu alanlara ilişkin jeolojik ve jeoteknik etütleri yapmak, yaptırmak ve onaylamak, kıyı kenar çizgisini tespit etmek, onaylamak ve tescilini sağlamak,
  2. Kıyı ve dolgu alanları ile bu alanların fonksiyonel ve fiziksel olarak devamı niteliğindeki geri sahalarına ilişkin her tür ve ölçekteki etüt, harita ve planları yapmak, yaptırmak ve resen onaylamak ve bunların uygulanmasını sağlamak,
  3. Milli parklar, tabiat parkları, tabiat anıtları, tabiatı koruma alanları, sulak alanlar ve benzeri koruma statüsü bulunan diğer alanların tescil, onay ve ilanına dair usul ve esasları belirlemek ve bu alanların sınırlarını tescil etmek,
  4. Tabiat varlıkları ve doğal sit alanları ile özel çevre koruma bölgelerinin tespit, tescil, onay, değişiklik ve ilanına dair usul ve esasları belirlemek ve bu alanların sınırlarını tespit ve tescil etmek, yönetmek ve yönetilmesini sağlamak,
  5. Milli parklar, tabiat parkları, tabiat anıtları, tabiatı koruma alanları, doğal sit alanları, sulak alanlar, özel çevre koruma bölgeleri ve benzeri koruma statüsü bulunan diğer alanların kullanma ve yapılaşmaya yönelik ilke kararlarını belirlemek ve her tür ve ölçekte çevre düzeni, nazım ve uygulama imar planlarını yapmak, yaptırmak, değiştirmek, onaylamak, uygulamak veya uygulanmasını sağlamak.
  6. Denizlerin, göllerin, nehir kıyılarının ve bu alanların devamını oluşturan ve etkilenen kıyı bölgelerinin korunması ve kamusal kullanımı için, doğal ve kültürel özellikleri dikkate alarak ilkeleri belirlemek.

T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Bütünleşik Kıyı Alanları Yönetimi (BKAY) ve çevresel sürdürülebilirlik projeleri konusundaki uzmanlığı aracılığıyla DMP konusunda kritik bir rol oynamaktadır. Bakanlık, deniz ve kıyı planlama çalışmalarının ekolojik koruma, iklim uyumu ve sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle uyumlu olmasını sağlamaktan sorumludur. Çeşitli BKAY projeleri aracılığıyla, turizm ve denizcilik endüstrileri gibi ekonomik faaliyetleri, çevresel koruma önlemleriyle dengeleyecek politikalar geliştirmektedir. Ayrıca, Bakanlık, çevresel etki değerlendirmeleri, deniz ekosistemi izleme ve kıyı dayanıklılığı çalışmaları yürütmekte ve bunları DMP stratejilerine entegre etmektedir. Kara-deniz etkileşimlerini ele alarak Bakanlık, Türkiye’nin deniz ve kıyı kaynaklarının sürdürülebilir kullanımını sağlamak amacıyla kapsamlı ve bilimsel temellere dayanan bir DMP çerçevesinin oluşturulmasına katkıda bulunmaktadır.